Yargı ve devlet krizi yaşıyoruz

  1. Ana Sayfa >
  2. Gündem >
  3. Yargı ve devlet krizi yaşıyoruz

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yeni Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında bugün ilk kez toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Türkiye uzun süredir ciddi bir ekonomik kriz yaşamaktadır, şimdi buna yargı ve devlet krizi eklenmiştir” ifadelerini kullandı.

CHP’de 38. Olağan Kurultayın ardından belirlenen MYK ilk toplantısını yaptı. CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Genel Başkan Özgür Özel başkanlık etti.

‘ERDOĞAN, DIŞ POLİTİKAYI İÇ POLİTİKA MALZEMESİ YAPIYOR’

Toplantının ardından, parti sözcülüğüne getirilen Deniz Yücel bir basın toplantısı düzenledi. Yücel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:

“İç politikada, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışmayacak böyle konularla uğraşırken dış politikamız da, ne yazık ki bundan farklı değil… Ortadoğu’da, yanı başımızda bir insanlık dramı yaşanıyor. İsrail’in Gazze saldırılarında ölü sayısı 11 bini aştı. Binlerce çocuk can verdi. Hastaneler, ambulanslar, mülteci kampları hedef alınıyor. Evler vuruluyor, siviller hayatını kaybediyor.  Bu saldırıların durdurulması için tavır almak herkesin insanlık görevidir. Ancak bu saldırıların HAMAS’ın bir gece sivillere yönelik yaptığı saldırılarla başladığını da unutmamak gerekir. Diğer yandan Batı dünyası sivil ölümlerini görmezden gelmekte ve sadece İsrail’in tek taraflı söylemlerini ön plana çıkarmaktadır.  Bu durum asla kabul edilemez. Batılı devletler İsrail’i koruyup kollarken, Türkiye’deki tek adam, dış politikayı iç politika malzemesi yapabilmek için, din ve mezhep odaklı bir hale getirdiğinden Türkiye dünyada etkisizleşmiştir. Uluslararası bir sorunda arabulucu ya da garantör olmak isteyen bir ülkenin tüm taraflarla uluslararası hukuk ve diplomasi kuralları çerçevesinde iyi ilişkilere sahip olması gerekir. 

‘FİLİSTİN İÇİN TEPKİ, DOĞRU VE TUTARLI DIŞ POLİTİKA İLE KOYULUR’

Oysaki Erdoğan yönetimi, uzun zamandır bu sağduyuyu ve insicamı dış politikada yitirmiştir.  Bu da sürekli gelgitlere, çelişkili ve tutarsız durumlara ve ülkemiz için güven ve itibar kaybına dönüşen bir algıya neden olmaktadır. Dün ‘darbeci’ dediği Sisi ile bugün görüşen Erdoğan, dün “Katil” dediği Esad’la aynı aile fotoğrafında yer alıyor.  Üstelik bu tutarsız dış politikayı sürekli seçim malzemesi haline getiriyor. 2019’da ‘Binali’ye mi oy vereceksiniz Sisi’ye mi ?’ diyerek meydan meydan dolaşan Erdoğan’ın kime oy verdiğini Riyad’taki fotoğraftan öğrenmiş olduk. Cumhuriyetin 100’üncü yılında Gazze mitingi yapan Erdoğan’ın mart ayında yapılacak Yerel Seçimlere kadar bu Filistin’de yaşanan insanlık dramını, sivil ölümlerini iç politika malzemesi yapacağı da aşikârdır. Biz CHP olarak Erdoğan gibi tutarsız, kimliksiz, sürekli bir yerlerden mesaj bekleyerek dış politika üretmiyoruz. 7 Ekim’de söyledik. Bir aydır vurguluyoruz. Biz Filistin’in ve Filistinlilerin yanındayız. Protesto Anayasal bir haktır. Filistin’de yaşananları eleştirmekten, oradaki insanlık dramına karşı ses yükseltmekten daha doğal bir şey olamaz. Ancak tepki, doğru ve tutarlı dış politika ile koyulur. İşyerlerini kapatmak, yerli kahve ikram etmek, sokaklara kola dökmekle hiçbir yere varamayız.

‘KUVVETLER AYRILIĞINI, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ, MAHKEMELERİN BAĞIMSIZLIĞINI YOK ETME GİRİŞİMİ’

Bir devlet krizi yaşıyoruz. Geçen hafta Yüksek Yargı organları arasında yaşananlar basit bir yargı krizi olarak nitelendirilemez. Anayasa, maalesef yargı eliyle açık biçimde ihlal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’ne ve Yüce Meclis’e had bildirmeye varan açıklamalar yapıldı. Yüksek yargı organları arasında restleşmeye, hatta hesaplaşmaya tanıklık ettik. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması asla kabul edilemez. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin geçen hafta verdiği karar, bir utanç vesikasıdır, Türkiye’de hiçbir vatandaşın hukuk güvenliğinin kalmadığı anlamına gelmektedir.  Bu, kuvvetler ayrılığını, hukukun üstünlüğünü, mahkemelerin bağımsızlığını yok etme girişimidir. Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir, devletin de mahkemelerin de meşruiyet kaynağı Anayasadır.

‘EKONOMİK KRİZE YARGI VE DEVLET KRİZİ EKLENDİ’

Anayasa’nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Hatay Milletvekili Can Atalay’ın ‘Seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı’ ile ‘Kişi hürriyeti ve güvenliği’ hakları ihlal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kararı Anayasaya uygundur. Anayasa Mahkemesinin benzer olaylardaki içtihatlarına uygundur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin benzer olaylardaki içtihatlarına uygundur.  Geçen hafta yaşanan bu olayla, çok net bir şekilde görülmüştür ki, AKP’nin 21 yıl içinde çürüttüğü yargı kurumu artık çatırdamaya başlamıştır.  Türkiye uzun süredir ciddi bir ekonomik kriz yaşamaktadır, şimdi buna yargı ve devlet krizi eklenmiştir. Yargıyı siyasallaştırmak kimseye fayda sağlamaz. Adaletin olmadığı yerde iktidar sahipleri dahil, kimse güven değildir. 

‘MECLİS BAŞKANI KURTULMUL, ÇOK BAŞARISIZ BİR SINAV VERDİ’

Ne yazık ki, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, bu süreçte çok kötü ve başarısız bir sınav vermiştir. Yüksek yargıda yaşanan bu devlet krizini görüşmek üzere TBMM’de Danışma Kurulu Toplantısının yapılmamış olması, daha doğrusu bir yerden gelen talimatla bu toplantının gündeme bile alınmamış olması demokrasimiz adına kaygı vericidir. Konuşamazsak, tartışamazsak, sorunları çözme konusunda istişare kültürünü, arka kapı diplomasisini işletemezsek, hele de halkımızın bize vermiş olduğu yetkinin ve görevin gereklerini meclis olarak yapmazsak bu halk, bu millet bunu asla unutmaz. Adalet Bakanının (ki ben ona Talimat Bakanı diyorum), hukukla ilgisi olmayan, konuyu tamamen saptıran, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın açıklamalarına göre değişkenlik gösteren sözlerini dikkate almaya bile gerek yoktur.  Adalet Bakanı, bizim genel kuruldaki adalet nöbetimizi de eleştirmiş. Evrensel hukuk normlarını görmezden gelen, kuvvetler ayrılığını ihlal eden bu kişi ile ‘Adalet’ için yaptığımız eylemlerin türünü konuşacak değiliz.

‘ANAYASA VE TBMM İRADESİNE YÖNELİK DARBE GİRİŞİMİNE KARŞI ADALET NÖBETİNDEYİZ’

Haftalardır görüyoruz. Tolga Şardan, Barış Pehlivan, Can Atalay…  En temel hak talepleri, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü; soruşturmalar, ceza davaları ve hukuka aykırı yargı kararları ile engelleniyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak adaletten, hukukun üstünlüğünden, Anayasa’dan tarafız. Herkes bunu böyle bilmeli! Anayasa’ya ve TBMM iradesine yapılmak istenen bu darbe girişimine karşı 5 gündür Meclis Genel Kurulu’nda adalet nöbetindeyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak ülkenin hiçbir sorununa kayıtsız kalmayacağız. Tepkilerimizi en etkin yöntemlerle ortaya koyacağız. Değişen, dönüşen, gençleşen, eşitliği öne çıkaran Özgür Özel’in Genel Başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi’ni izlemeye ve takip etmeye devam edin.

Yazıyı Kaynağından Okuyun →

BENZER YAZILAR

Erkan Baş, ‘Erdoğan’a oy verdim’ diyen Beker’i hatırlattı: ‘Kim kimi hançerledi?’

Mert Ege 22 Nisan 2024
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te düzenlediği haftalık basın toplantısında yerel...

Metin Çulhaoğlu söyleşilerinin dördüncüsü 17 Aralık’ta düzenlenecek

Mert Ege 22 Nisan 2024
Türkiye devrim ve sosyalizm mücadelesinin çınarlarından, 68 Hareketi’nin önderlerinden, yazarı ve Türkiye İş...

DİSK Basın-İş eski yöneticisi Elif Akgül hakkında 13,5 yıla kadar hapis istemi

Mert Ege 22 Nisan 2024
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş’in eski yöneticilerinden Elif Akgül hakkında, sosyal...

0 Yorum Yapıldı

Yorum Yaz

keçiören escort escort ankara sikiş izle